Haberler

İş dünyasında bir çırpıda büyüyen şirketlerin yanı sıra bir de yavaş yavaş ama sağlam adımlarla büyüyen şirketler vardır. Büyük bir hızla büyüyen şirketlerin yıldızı hemen sönebilir. Ama adım adım ilerleyenleri sarsmak biraz zordur.

Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'e Türk işadamına olan güven ve desteği için çok teşekkür ediyoruz.

Tarih: 1.01.2009
  Yazdır

 

Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ve beraberindeki işadamları heyeti ile 24 -29 Haziran tarihlerinde Çin ‘e yapmış olduğumuz ziyaret her bakımdan çok başarılı ve yararlı geçti.

Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün işadamlarımıza yapmış olduğu jest ise inanılmazdı. Pekin'deki toplantıdaki konuşmasında : 'Ben T.C. Cumhurbaşkanı olarak yanımda getirdiğim her işadamının burada yapacağı yatırım veya sizlerle yapacağı ortaklığın başarı ve kefalet belgesini imzalamaya hazırım." dedi.

Bu kefalet hem Türk hem de Çinli işadamlarını hayrete düşürdü. Çünkü bu ifadeyi daha önce bir tek Turgut Özal söylemişti. Böyle bir anlayış, 'Ben işadamıma kefilim' anlayışı başka kimsede yok. Bu yaklaşımın etkisi ile Çin gezisinde 4 milyar dolarlık bir ticaret bağlantısı yapıldı. İşadamlarımız birçok şirketin temsilciliğini aldı, ortaklık için iyi bir başlangıç yaptı.

Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao, bize “ Siz bu sene kaç kişi oldunuz “ diye sordu. “70 milyon“ olduğumuzu duyunca “ Ne güzel, demek hepiniz birbirinizi tanıyorsunuz ” dedi.

Biz Türk işadamları, ülkemizin her bakımdan çok büyük olduğunu düşünüyoruz. Sanırım, Avrupa devletleriyle karşılaştırdığımız için. ABD ise gerek yüzölçümü, gerekse nüfus olarak tabii ki büyük bir devlet. Ama hepsi bir yana, Çin müthiş bir ülke. Gittiğimiz her fabrikada 10 bin, 20 bin, 40 bin çalışan gördük. Geleceğe büyük bir perspektifle bakıyorlar. Türkiye dahil tüm dünyada 13.8 gibi bir gerileme varken, Çin 6.1 gibi bir oranla ilerleyen bir ülke. Ben belki göremem ama yakın bir gelecekte Çin'de kişi başı milli gelir 50 bin doları yakalar. Her Türk işadamının ilham almak ve vizyonunu geliştirmek için Çin'i mutlaka görmesi gerektiğini düşünüyorum.

10 günlük seyahatten sonra, Türkiye ‘ye döndüğümüzde ise gittiğimiz günden beri hala aynı konuların aynı kişiler tarafından tartışıldığını ve bir sonuç alamadığını gördük. Hala iç dedikodular ve kavgalarla meşgul görünüyoruz. Bütün dünya uçarken, biz hala yürümeye çalışıyoruz. Bu meseleleri hemen bir kenara bırakıp Türk Halkı, Türk İşadamı, Türk Doktoru, Türk İşçisi, Türk Mühendisi ve Türk Öğrencisi olarak ülkemiz için nasıl bir katma değer yaratabiliriz onu düşünmeli, hemen harekete geçmeliyiz. Vakit çok geç olmadan.

Yorumla